8 Ekim 2013 Salı

ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMA

MALZEMELER

500 gr. salamura yaprak
3-4 orta boy kuru soğan
2 su bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı toz tarçın
1 çorba kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı tuz
2 adet kesme şeker
2 çorba kaşığı kuş üzümü
1 çay bardağı kadar kıyılmış maydanoz
1 çay bardağı zeytin yağ
1 çay bardağı sıcak su


Not : Yapılışına geçmeden önce, salamura yapraklarını ılık suda bekletiniz, fazla tuzu çıksın. Hatta siz iç malzemesini hazırlarken arada suyunu bir kaç kez değiştirin. 2 çorba kaşığı kuş üzümünü de ılık suda bekletin.


YAPILIŞI
1 çay bardağı zeytin yağını orta boy bir tencereye döküyoruz, yemeklik doğradığımız soğanları ekliyoruz, üzerine 1 tatlı kaşığı tuzumuzu ekliyoruz ve hafif sararıncaya kadar kavuruyoruz.


Soğanlarımız sarardıktan sonra, yıkamış olduğumuz 2 su bardağı pirincimizi soğanlara ekliyoruz ve 1-2 dk. kavuruyoruz.


Pirinçlerimizi kavurduktan sonra sırasıyla diğer malzemeleride tenceremize ekliyoruz ; karabiber, kuru nane, tarçın, (suda bekletilmiş) kuş üzümü, kesme şeker, yarım limon suyunu da ekleyip yarıştırıyoruz.


Bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra tenceremize 1 su bardağı sıcak suyumuzu ilave edip tenceremizin 
kapağını kapatıp 3-5 dk. demlenmeye bırakıyoruz. Demleme işlemi tamamlandıktan sonra tenceremizin kapağını açıp ince kıyılmış maydanozlarımızı ilave edip karıştırıyoruz ve biraz soğumaya bırakıyoruz.


Daha önceden suda beklettiğimiz salamura yapraklarını nazikçe sıkarak başka bir kapa alın. Yaprak sarmasını yapacağımız kabın içerisine 2-3 adet yaprakla taban oluşturun.


Yapraklarımızı açarak ortadan biraz yukarı kısmına 1 tatlı kaşığı kadar hazırladığımız içten koyun. 


Önce üst sonrasında sağ ve sol kanatlarını kapatarak yukarıdan aşağı doğru çok gevşek olmayacak şekilde sarın. (çok fazla sıkıda olmasın)


Bütün yapraklarımızı, yapraklarımız yada iç malzememiz bitene kadar tarif ettiğim şekilde sarmaya devam ediyoruz. Ben hep bu ölçülerde yapıyorum ve hep iç malzeme ile yapraklar denk geliyor. Hatta o kadar denk geliyor ki tencerenin dibine sermek için bile yaprak kalmıyor. :)) Yinede 1-2 yaprak koyuyorum, sonuçta bütün sarmalarımı riske atamam. 


Sarmalarımızı düzgün bir şekilde tenceremize diziyoruz ve üzerine 2 su bardağı sıcak su yarım çay bardağı da zeytinyağ gezdiriyoruz. Ben 1 çay kaşı kadar tuz, yarım limon suyuda gezdiriyorum, bu tamamen sizin isteğinize bağlı.

Suyunu ve yağını gezdirdikten sonra yapraklarımızın üzerine porselen yada cam bir tabak kapatıyoruz. (ısıya dayanıklı olmalı)


Tenceremizin asıl kapağını da kapattıktan sonra, kısık ateşte 45-60 dk. pişirmeye bırakıyoruz. 




Not : ara ara suyunu kontrol edin eğer azalmışsa  yarım su bardağı daha sıcak su ilave edin, aksi taktirde tüm emeğimiz boşa gider ve yapraklarımız yanabilir.

Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra, kapağı açıp sarmamızı soğumaya bırakıyoruz. Ilık, soğuk nasıl isterseniz servis edebilirsiniz. Servis tabağına dizip üzerini ince dilimlenmiş limonlada süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun.

12 Nisan 2013 Cuma

Hayata Dair Aklımda Kalanlar.: OLGUNLAŞMAK

Hayata Dair Aklımda Kalanlar.: OLGUNLAŞMAK: OLGUNLAŞMAK... Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler a...

OLGUNLAŞMAK

OLGUNLAŞMAK...

Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.

İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.

Yapmacık, inanmadan konuşmak istemiyorum artık.
Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.

İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var.

Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken.

Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine.

Kestirmeleri de öğrendim gide gele.

Boş geçen her saniye değerli artık.

Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.

Gerektiğinde 'HAYIR' demeyi öğrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor.

Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.

Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor..


Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmiş dolaplar dolusu kıyafet var ve bunları kendimle paylaşmalıyım.

Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.
Ayıp, günah yada ne derler korkuları çoktan geride kaldı.

İşte bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.

Yasamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.

Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek.

İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.

Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor. Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum.

~Can Dündar~

5 Nisan 2013 Cuma

10 Adimda Alkali Beslenmeye Geçiş İçin İpuçlari


İdrarınızı takibe alın

  • İdrar renginin açık olmasına dikkat edin.
  • idrarınızın koyu olmasına izin vermeyin.
  • pH’nı ölçemeseniz bile koku ve renk takibi yapın.
  • Sabah ilk bakarak da asit yükünüzü anlayabilirsiniz.
  • Açık sarı, kokusuz idrar alkalidir.
  • Orta sarı az kokulu idrar az asitlidir.
  • İdrarınızın rengi çok koyu ve kokusu iyice ağırlaşmışsa asitlenmeniz yüksek demektir.





Su için
Vücudumuzun %72si sudur.
  • Suyu alkali için.
  • Limon, misket limonu, elma sirkesi suyla tüketilince vücudu alkali yapar.
  • Karbonat katarsanız suyun pH’ı alkaliye yükselir.
  • Eczanelerde hazır pH damlacıkları da satılıyor.
  • Günlük olarak en az 2 litreyi tamamlayın.
  • Kahve, kola, siyah çay içmeniz su içtiğimiz anlamına gelmez. Aksine bunlar mevcut suyunuzu azaltır. Bunlardan vazgeçemiyorsanız, bunların üzerine iki bardak alkali su için.
  • Ter kokunuz keskinleşirse içilen su miktarını arttırın.




Sebze suyu içmeye alışın

  • Bunu alışkanlık haline getirirseniz asitlenmeyi çok   kolay çözersiziniz.
  • Katı sebze sıkacağı vücudunuzu temizlemeye yardım ettiği gibi,  vicdanınızı da temizler. Daha çok kaçamak asitlendirici yiyecekler yeme hakkını  size verir. Çünkü fazladan sebze suyuyla onların zararlarını tamponlayabilirsiniz.
  • Sebzelerin suyunu sıkınca, besleyici maddeler, enzimler, alkali maddeler, sebze suyu içerisinde daha konsantre olur. Aynı zamanda daha fazla miktarda sebzeyi tüketmiş olursunuz.
  • ‘Sebze suyu’, meyve suyu değil.
  • Salatalık, ıspanak, brokoli, marul, kabak, lahana, mor lahana, maydanoz, patlıcan.. aklınıza ne gelirse, bunlardan yapılan sebze suları  istenildiği miktarda tüketilebilir.
  • Sebzeler bize canlılık verir. Bitkin hissettiğinizde sebze suyu için.
  • Sıkılmış sebze sularını bekletmeden tüketin. Dolapta bir öğün sonrasına bekletmek isterseniz içine limon sıkın.



Tuzunuzu değiştirin

  • Sofra tuzunu bırakın, bu kadar basit.
  • Bunun yerine deniz ve himalaya tuzu kullanın. Hem ödemlerinizi çözersiniz, hem kilo vermeniz daha hızlı olur.
  • Tuzunuzu yanınızda taşıyın. Masa tuzdan daha bonkör kullanabileceğiniz için, diğer baharatlarla beraber yemeklerinizin lezzetini artırır.






Tabağınızı oranlamayı öğrenin

    • Yediklerinizin %20si asit yapan yiyeceklerden , %80i alkali yapan yiyeceklerden oluşmalıdır. Alkali yiyecekler için verilen yüzdenin yarısının çiğ olması gerekiyor. Çiğ sebze veya çiğ sebze suyu tüketmek zorundasınız.
    • Hızlı kilo vermek için çiğ sebze yemeniz gerekiyor.
    • Salata deyince marul, salatalık, domatesten başka bir şey aklınıza gelmiyorsa, salatalara ıspanak, kabak, semizotu vs. tüm yeşilleri eklemelisiniz.
    • Patlıcan, brokoli gibi çiğ yenmeyen sebzeler için sebze suyu yapmak daha idealdir.
    • Haşlamalar, buharda pişirmeler sakıncasızdır. Kilo aldırmazlar, ayrıca doyurucudur.
    • Ama buharda sebze yemeği veya zeytin yağlı pişmiş yemekle kıyaslandığında, çiğ yemenin ve çiğ sebze suyu içmenin faydaları çok daha fazladır.



Kaçamaklarınızı alkaliyle dengeleyin.

    • Her kaçamak yapıp asitli sevdiğiniz besinden yediğinizde günahınızı silmek için, bunları çiğ sebzelerle beraber tüketin.
    • Hızlı kilo vermek için çiğ sebze yemeniz gerekiyor.
    • Mesela, her hayvansal protein aldığınızda, her karbonhidratlı besin tükettiğinizde çiğ sebzeyi yanında ekleyin.
    • Uzun uzun salata hazırlayamam derseniz ,sıkın sularını içiverin.
    • En tatlı kaçamak tatlı konusunda ideal olan hiç tatlı yememektedir. Kuru ve yaş meyvelerin az şekerli olanlarını az miktada tüketebilirsiniz.
    • Yine de meyve şekerinin cildimizi en çok yaşlandıran besin maddesi olduğunu unutmayalım


Çok asitlilendiren besinleri öğrenin

Tüm ketçap, mayonez, hazır soslar, soya sosu, alkol, çay, kahve, çikolata, kızartmalar, kömürde pişirilmiş etler, işlenmiş etler, şekerli gıdalar, beyaz unlu gıdalar, bisküvi,cips, masa tuzu, mayalı gıdalar, malt içecekler, kahvaltı gevrekleri, şekerli besinler, masa şekeri, bal şekeri, mısır şekeri, meyve şekeri, basit karbonhidratlardaki şeker, mısır, beyaz pirinç, beyaz un, inek sütü, inek peyniri, doymuş yağlar, kızartma yağları, etler, un gillerden buğday, arpa, çavdar ve yulaf, fermente ürünler, alkol, kafein, çikolata, siyah çay, mikrodalgaya girmiş yiyecekler, suni tatlandırıcılar, bu liste böylece uzayıp gidiyor.
Aslında market ve bakkal raflarını dolduran paketlenmiş ürünlerin çoğu.
Utanmadan üzerlerine “besin değerleri” diye bir etiket de koyuyorlar.
Halk pazarına gidin!

Doğru kalsiyum kaynaklarını öğrenin
Bazı besinlerin kalsiyum içerikleri 100 gr’da miligram olarak :

Sardunya400 ml/gr
Keçi sütü300 ml/gr
Brokoli100 ml/gr
Enginar51 ml/gr
Kuşkonmaz23 ml/gr
Brüksel lahanası36 ml/gr
Karnabahar35 ml/gr
Salatalık25 ml/gr
Marul35 ml/gr
Maydanozml/gr
Acı kırmızı biber130 ml/gr
Ispanak93 ml/gr
Turpların yeşil kısmı246 ml/gr
Su teresi151 ml/gr
Nohut150 ml/gr
Fasulye50 ml/gr
Mercimek80 ml/gr
Badem234 ml/gr
Susam200 ml/gr
Ay çekirdeği120 ml/gr
Kabak çekirdeği51 ml/gr


































Alkali yapan besinleri öğrenin

Alkali yapan besinlerden bazıları:
Limon, yeşil limon, ıspanak, soğan, sarımsak, maydanoz, brokoli, kırmızı biber, salatalık, fasulye, tatlı patates, fındık, badem, susam, keten tohumu, hindistan cevizi, hindistan cevizi yağı, hindistan cevizi suyu, zeytin yağı, balık yağı, nar çekirdeği yağı, üzüm çekirdeği yağı, akşam sefası çiçeği yağı, avokado, zerdeçal, kavun, incir, hurma, siyah turp, kuşburnu, karpuz, kırmızı pancar, armut, siyah erik, elma, kuşkonmaz, karnı bahar, şalgam, keçi sütü, pırasa, dereotu, havuç, mercimek, kereviz, erik, bezelye, patlıcan, ceviz, kahverengi pirinç, karabuğday, darı, lor peyniri.
Az asitli besinler:
Kuzu eti, hindi, tavuk eti, maden suyu, tereyağı


20 Mart 2013 Çarşamba

@Seksenlerde Çocuk Olmak

80'li yıllarda çocuk olmak oldukça keyifliydi, yani o zamanlar bunun ne kadar farkındaydık bilmiyorum ama şimdiki nesile baktığımda öyle olduğunu çok daha iyi anlıyorum.

Benim aklımda kalanlar arasında, ilk başta yer alan ; Pazar günleri banyolarıydı, banyoda odunlu kazan vardı, bildiğiniz odun-kömür sobasının kazanlısı işte :) 

Sonra Hacı Şakir sabunlar; Gül kokulusu, lavantalısı 'şimdi bile burnumda kokuları'

Banyoda kokan odun kokusu, sanki dağ evinde şömine yakmışızcasına...

Kendimi bildim bileli evimizde TV vardı. Kanalımız TRT1'di, hatırladığım diziler ;Dallas, Kara Şimşek.

Pazar sabahları Senfoni orkestrasına ne demeli! 6 yaşındaydım ve  asla kaçırmazdım. TV'nin sesini son ses açar evdekilere işkence yapardım, ablamlar kafama yastık fırlatırdı kapat şunu diye! Biri gelip kapatırsa asıl kıyamet o zaman kopardı, Annem ; rahat bırakın çocuğu dinlesin derdi! ablamları fırçalardı. 

80'lerin en popüler çocuk oyunları ; Aç kapıyı bezirgan başı, Yağ satarım, bal satarım, Kör ebe, Beş taş, İstop, Çelik çomak, Yakar top vs...

Bilmeyenlere yada unutanlara, 80'lerde olanların kısaca hatırlatması :)